Küresel çelik endüstrisi, kapasite fazlası ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler nedeniyle artan korumacılık rüzgarlarıyla karşı karşıya kalıyor. “Metals Market Movers 2026” serisinin bir parçası olan verilere göre, çelik piyasaları artık sadece temel ekonomik verilerle değil, doğrudan hükümet politikalarıyla şekilleniyor.
Kapasite Fazlası Fiyatları Baskılıyor
Dünya genelinde çelik üretim kapasitesi, 2025 yılı sonunda 2,55 milyar metrik tona ulaşarak 2009’dan bu yana en hızlı artışını gerçekleştirdi. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) raporlarına göre, 2025 yılındaki arz fazlası 680 milyon metrik ton olarak tahmin ediliyor. Bu durum, üreticileri yeni pazarlar aramaya iterken, dünya genelinde antidamping ve koruma önlemlerinin artmasına neden oluyor.
Hindistan Büyüyor, Çin Fazlasıyla Savaşıyor
• Hindistan: 2025’te 154 milyon metrik ton olan ham çelik üretiminin, 2026’da 11,4 milyon metrik ton daha artması bekleniyor. Ülke, 2030 yılına kadar 300 milyon metrik ton kapasiteye ulaşmayı hedeflerken, bu arzın iç talep veya ihracatla desteklenmemesi durumunda piyasada uzun süreli zayıflık riski bulunuyor.
• Çin: Zayıf iç talep nedeniyle stok birikmesini önlemek isteyen Çin’in, 2025 yılında ihracat rekoru kırması bekleniyor. Bu durum, özellikle Güneydoğu Asya ülkelerinde tepkiye yol açarken, Vietnam gibi ülkeler Çin menşeli ürünlere karşı antidamping soruşturmaları başlatıyor.
ABD Tarifeleri ve Ticaret Akışlarının Yer Değiştirmesi
ABD’nin gümrük vergilerini (Section 232) Nisan ayında %50’ye çıkarması, küresel ticaret akışlarını yeniden düzenledi. Bu güçlü koruma politikaları sayesinde ABD çelik endüstrisi rekabet gücünü geri kazanırken, yerel kapasiteye yönelik milyarlarca dolarlık yeni yatırımlar yapılıyor. Örneğin, US Steel Corp. 2028 sonuna kadar 11 milyar dolarlık bir büyüme planı açıklarken, Güney Koreli POSCO ve Hyundai Steel de ABD’de yeni tesis kurma planlarını kesinleştirdi.
Avrupa Çelik Endüstrisi “Tünelin Sonunu Göremiyor”
ABD’nin vergileri artırması, Avrupa üzerindeki baskıyı daha da yoğunlaştırdı. Avrupalı üreticiler hem Amerikan pazarındaki yerlerini kaybediyor hem de ABD’ye gidemeyen düşük maliyetli ürünlerin Avrupa pazarına yönelmesiyle mücadele ediyor.
• İthalat Baskısı: Avrupa’da ithal çelik payı 2025’in ilk sekiz ayında tarihi bir zirveye ulaşarak %27 oldu.
• Üretim Kaybı: AB-28 bölgesindeki çelik üretimi 2018’den bu yana 65 milyon metrik ton azaldı.
• Dekarbonizasyon Tehlikede: Aşırı kapasite ve düşük karlar nedeniyle, Avrupa’daki çelik üreticileri sektörün karbonsuzlaştırılması için gereken yatırımları askıya almak zorunda kaldı.
Eurofer Genel Direktörü Axel Eggert, Avrupa Komisyonu’nun yeni ticaret savunma önlemlerini 2026 başından itibaren acilen uygulaması gerektiğini, aksi takdirde ucuz ithalat yığılmasının bölge sanayisine zarar vermeye devam edeceğini belirtti.
Modern endüstriyel tesislerde ve lojistik merkezlerinde depo yönetimi, yalnızca ürünlerin istiflenmesi süreci değil, aynı zamanda…
Modern endüstriyel dünyada, lojistik operasyonların başarısı sadece ürün hacmiyle değil, bu hacmin ne kadar verimli…
Modern endüstriyel tesislerde ve lojistik merkezlerinde, depolama alanlarının verimli kullanımı yalnızca bir ihtiyaç değil, sürdürülebilir…
Endüstriyel depolama süreçlerinde, metrekare maliyetlerinin hızla artması ve operasyonel verimlilik talepleri, modern işletmeleri depo hacmini…
Modern lojistik yönetiminde ve endüstriyel operasyonlarda depo verimliliği, işletmenin genel karlılığı ve sürdürülebilirliği üzerinde doğrudan…
Modern lojistik operasyonlarında depolama alanlarının optimum kullanımı, işletmelerin operasyonel hızını ve karlılığını doğrudan etkileyen en…